| | Üretsiz Blog oluştur

Hİ: MERHABA

"tek hece merhaba yağsa gök'den" SELÂMUNÂLEYKÛM

 

Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planı

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 

 

 

Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planı

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Genelkurmay çıkışlı elektronik belgesi Taraf’ta bulunan Bilgi Destek Planı ve Faaliyet Çizelgesi, Türk ordusunun

“kamuoyunu kendi çizgisine

getirmek”

amaçlı eylemlerini sıralıyor. Belgeler, Genelkurmay’ın, hükümeti “irticai faaliyetlere zemin hazırlamakla”, yeni anayasa paketini

ise

“milli devlete karşı”

olmakla suçlayarak karşı eylem planı hazırladığını gösteriyor.

Genelkurmay çizelgesi, yüksek yargı ve medyanın

yanı sıra üniversiteler ve sanatçılarla da temasın korunmasını ve TSK çizgisinde davranmalarının sağlanmasını öngörüyor

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlıkları tamamlanan ve Eylül 2007’de yürürlüğe konan “Bilgi Destek Faaliyeti Eylem Planı” uyarınca, kamuoyunu, “irticacı hareketlerin sorumlusu” olarak görülen hükümete, “milli devlete karşı” olarak nitelenen yeni anayasa paketine, “terörist” olarak adlandırılan DTP’ye karşı TSK’nın görüşleri doğrultusunda yönlendirmek ve “topluma öncü olma” rolünü sürdürmek için bir dizi karar alındı.
Bilgi Destek Planı’nın “esaslar” başlığı altında, planın amacı “Kamuoyunu TSK’nın hassasiyet gösterdiği konularda kendi çizgisine getirmek, TSK hakkında yanlış fikirlerin gelişmesine mani olmak ve TSK içinde fikirde ve eylemde birlik ve beraberliği sağlamak” olarak açıklanıyor. Aynı bölümde, amaçları hayata geçirme sürecinde “diğer kurumlarla çatışmaya girilmemesi ve günlük siyasete müdahale ediyor görüntüsü verilmemesi” gerektiğinin altı çiziliyor. Buna göre, TSK eylem planını uygularken “kamuoyu oluşturma gücüne sahip bulunan üniversiteler, üst yargı organlarının başkanları, basın mensupları, sanatçılarla temasın muhafaza edilmesi ve bu kişilerin TSK ile aynı paralelde hareket etmelerinin sağlanması” gerektiği vurgulanıyor.
Eylem planındaki bu hedeflerin nasıl gerçekleştirileceği konusu ise, “faaliyet, yöntem, işlem makamı, koordine makamı ve düşünceler” başlıkları altında bölümlere ayrılan “faaliyet çizelgesinde,” her bir uygulamanın aşamaları, finansmanından, uygulama takibi sorumlusuna kadar, ayrıntılarıyla anlatılıyor.
Planın uygulanmasında birlikte çalışılacak aktörler isim verilmeden “güvenilir isimler” ya da “tam kontrollü, etki edilen ve harekete geçirilebilen sivil toplum örgütleri” veya “uygun medya organları” yahut da “TSK ile benzer yaklaşımları paylaşanlar” gibi ifadelerle anılıyor.

1 YARGICLAR ORDU ÇİZGİSİNE ÇEKİLECEK: Genelkurmay Başkanlığı’nın eylem planı, “üst yargı organı başkanlarının TSK ile aynı paralelde hareket etmelerini sağlamayı” amaçlıyor.

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

YARGI DA PLANIN PARÇASI • Genelkurmay Başkanlığı’nın hazırladığı, “Bilgi destek Planı”nda üst yargı organları ve medya başta olmak üzere toplumda önemli yer tutan kuruluş ve yöneticileriyle “iş yemekleri” adı altında biraraya gelinmesi isteniyor.

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 


TEMAS EDİLECEK KİŞİLER • Planda şöyle deniyor: “Kamuoyu oluşturma gücüne sahip bulunan üniversiteler, üst yargı organları başkanları, basın mensupları, sanatçılarla temasın muhafaza edilmesi suretiyle, bu kişilerin TSK ile aynı paralelde hareket etmelerinin sağlanması. Temas için uygun zemin/fırsatlar oluşturulacak, bu maksatla iş yemeği adı altında toplantıların yapılması da düşünülecektir. Gnkur.Bşk, Gnkur II nci Bşk, Kuv.K.ları, Gnkur.Kh.Bşk.lıkları ve Gnkur.Gensek. düzeyinde yapılacaktır. Temas edilecek kişilerin, T.C.’nin ve TSK’nın temel değerlerini savunan, koruyan niteliklere sahip olmasına özen gösterilecektir. Benzer şekilde ve aynı amaçla, Gnkur.Adli Müşavirliği, MSB Kanunlar ve Kararlar D.Bşk.lığı, üst yargı organlarıyla toplantılar düzenleyecektir.”

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 


TEDBİRLİ OLUN • Düşünceler kısmında ise şu değerlendirme yapılıyor: “Uygun kişilerin seçilmemesi durumunda faaliyet menfi olarak ve misliyle geriye yansıyabilecektir. Gelişkin kişilikler olması nedeniyle bu tip kişiler genelde kendi gündemlerini kendileri belirlemekte ve yönlendirilmeye müsait olmayan bir yapıya sahiptirler. Bu nedenle, faaliyet, amacını aşabilecektir. Kamuoyu ilgisinin bu kişilerin üzerinde olması nedeniyle faaliyet, daha ilk adımda karşı propagandaların hedefi olacaktır. İcrasına karar verilmesi halinde çok ayrıntılı bir hazırlık yapılmasına ihtiyaç vardır.”
İşlem makamı olarak ise şu birimler gösteriliyor; “Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, Genelkurmay 2. Başkanı, Harekat Komutanlığı, MSB Müsteşarı, Genelkurmay Gensek.”

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

2 • GAZETECILER KULLANILACAK: Taraf’ın elindeki Genelkurmay belgesine göre, basın mensupları ve medya kanalları düzenli temasla yönlendirilecek ve yandaş kılınacak.

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 

MEDYA ETKİN OLARAK KULLANILMALI • Planda medya ile ilgili şu ifadeler kullanılıyor: “TSK’yı yıpratmayı amaçlayanlar hakkındaki bilgilerin uygun medya kanalları kullanılarak kamuoyuna yansıtılması. Kamuoyunun bilgilendirilmesi için uygun medya organları, uygun yöntemlerle etkin olarak kullanılacaktır. Bahse konu bilgiler İsth. Bşk.lığınca toplanacak ve Hrk. Bşk.lığına gönderilecektir. Bu bilgiler Hrk.Bşk.lığınca medyanın ilgisini çekecek hale getirilecektir. Dolaylı olarak medyaya yansıtılması gereken konulara ilişkin işlemler Bilgi. Des.D.Bşk.lığınca yapılacaktır. Haberlerin hazırlanması, medya organları ile sürekli iletişim halinde olunması ve medyada amacı gerçekleştirecek şekilde yer almasını sağlamak için profesyonel destek alınmalıdır. Bu bağlamda TSK’nin temel değerlerini savunan ve koruyan niteliklere sahip sivil personelden oluşan bir kadro ile sözleşme yapılmalıdır. TSK’yı yıpratmayı amaçlayanlar hakkındaki bilgilerin uygun medya kanalları kullanılarak kamuoyuna yansıtılması: TSK’ya yönelik planlı ve sistemli yıpratma çabalarını etkisiz kılmak ve bu saldırıları yapan kişi ve kuruluşların amaçları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla radyo ve TV programları, basını bilgilendirme toplantıları gibi iletişim vasıtaları etkin olarak kullanılacaktır. Benimsenecek hareket tarzları ve yapılacak uygulamalarda, ölçülü bir şekilde dış ve iç mihraklar tarafından TSK’nın nasıl mağdur edildiği vurgulanacak, bahse konu güçlerin TSK’yi yıpratma çabaları etkisiz kılınacaktır.”

 

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

3 • TSK MUHALİFLERİ YIPRATILACAK: Genelkurmay Bilgi Destek Planı, “Bazı sanatçı  ve yazarların desteklenmesi ve ön plana çıkarılması, TSK karşıtı fikir ve eylemleri ile bilinenlerin yıpratılması hedef alınacaktır” diyor.

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

‘KARŞIT YAZAR VE SANATÇILARI YIPRAT’ • Taraf’ın elinde bulunan, ve Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıktığı resmi olarak belgelenen Lahika-1 adlı 11 sayfalık Eylem Planı’nda büyük tartışmalar yaratacak öneriler bulunuyor. İşte psikolojik savaş yöntemlerini andıran  çarpıcı eylem planlarından başlıklar:
“TSK’yı yıpratma ve din karşıtı gösteren kampanyaların etkisiz kılınması amacıyla kanaat önderlerinin yönlendirilerek kullanılması”
“Kanaat önderinin kişiliğine uygun olarak irtibat doğrudan veya dolaylı olarak kurulacaktır. Kanaat önderleri dolaylı olarak ve uygun yöntemlerle desteklenecektir. Kanaat önderleri, özellikle “TSK’nın din karşıtı olmadığı, milletin milli ve dini değerlerine saygılı olduğu, TSK’nın çağdaşlaşmanın, bilimsel ve toplumsal gelişmenin öncüsü olduğu, demokratik değerleri çağdaş düzeyde yaşatan bir kurum olduğu, gelişmiş toplumların ordularının seviyesinde bulunduğu, topluma öncü olma konumunu sürdürdüğü, halkın ordusu olduğu, halk tarafından en fazla desteklenen kurum olduğu, orduda görev alan Mehmetçiklerin ve rütbeli personelin halkın içinden çıktığı gerçeği” konuları ile “din sömürüsü, tarikat-ticaret ilişkileri, irticacı dolandırıcılar, anayasa paketinin milli devlete karşı olduğu vb. genel ve güncel konuları da işleyecektir. Kanaat önderleri güvenilir kişiler arasından seçilecektir. İrtibat resmi olmayan yöntemlerle (dostluk, arkadaşlık ilişkisi) sağlanacaktır. Kanaat önderlerinin faaliyetlerinin maliyetleri doğrudan veya dolaylı olarak karşılanmasına ihtiyaç vardır. İşlem makamı ilgili başkanlıklar olup, Koordine Makamı Genel Kurmay Harekat Başkanlığı’dır.”
TSK’yı hedef alan gruplar içindeki bazı kişilerin desteklenmesi: “Hedef kitle olarak tanımlanan siyasi ve etnik gruplarda ayrışmayı desteklemek ve birliği bozmak maksadıyla bu grup içindeki bazı kişilerle iletişim kurulacak, hedef kitlenin gücü azaltılarak TSK’yı yıpratma çabaları etkisiz kılınacaktır. Gruplar içindeki uygun kimseler tespit edilecek ve uygun ortam oluşturulması durumunda bunlarla irtibat sağlanacaktır. Genel Kurmay Harekat Başkanlığı işlem makamı olacaktır.”
Uygun sanatçı ve yazarlara eser hazırlatılması: “TSK ile benzer dünya görüşü olduğu bilinen sanatçı ve yazarlara öncelik verecek şekilde, seçilecek temaları işleyecek eserlerin hazırlatılması ve böylece hedef kitlelerin bilgilendirilmesi sağlanacaktır. Bu kapsamda bazı sanatçı ve yazarların desteklenmesi ve ön plana çıkarılması sağlanırken, TSK karşıtı fikir ve eylemleri ile bilinen sanatçı ve yazarların yıpratılması hedef alınacaktır.”

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 

4 • KANAAT ÖNDERLERİ YÖNLENDİRİLECEK: Çizelgenin 12. maddesinde TSK’yı yıpratma kampanyalarının etkisiz kılınması için kanaat önderlerinin yönlendirilerek kullanılması öngörülüyor. Belge, bu “kanaat önderlerinin masraflarının doğrudan veya dolaylı olarak karşılanması gerektiğini” belirtiyor.

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 

FİLM, DİZİ VE BELGESEL ÇEKİLSİN, ŞARKI DA BESTELENSİN • Genelkurmay’ın planında sinema dünyası da unutulmadı. Film, belgesel ve dizi gibi görsel araçların  kullanılması istenen planda şunlar yazıyor: “Kamuoyunu yönlendirmek, TSK lehindeki duygu ve düşünceleri pekiştirmek, Atatürkçü düşünce sistemini yaygınlaştırmak amacıyla tanınmış yönetmen/ oyunculara sinema, TV, çizgi veya belgesel filmlerin çektirilmesi. Faaliyet durumuna göre açık yada örtülü olarak yapılacaktır. Yaptırılacak eser, tanınmış yazar, besteci veya şarkıcıya sipariş edilecektir. Faaliyetin maliyetinin karşılanmasına ihtiyaç vardır.”

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


SENARYO HAZIR • “TSK’nın iç yapısına yönelik veya Yurt Sevgisi eğitimlerinde kullanılmak üzere çektirilen filmler doğrudan ve açık olarak yaptırılacaktır. Toplumu ve kamuoyunu yönlendirmek amaçlı sinema veya TV filmleri dolaylı yöntemler kullanılarak yaptırılacaktır. Bu kapsamda muharebe meydanlarının, şehirliklerin tanıtıldığı belgesel filmler de yaptırılacaktır. TV ve radyolarda yayınlanmak üzere tanınmış bir sanatçının sunduğu erbaş/erlerin, aileleri ile irtibat kurmasını, Mehmetçik dershanelerini, ambülans uçağı/helikopteri ile bir hastanın yaralının GATA’ya getirilmesi ve tedavisinin tamamlanması gibi faaliyetleri içeren TV filmi bir kurgu dahilinde tanınmış film şirketlerine, yönetmenine yaptırılacaktır.”

MALİYET KARŞILANSIN • “Sinema filmleri ve/veya TV dizisi şeklinde yaptırılabilecektir. Kamuoyunda etkili olan ve yayımlanmaya devam eden dizi filmlere TSK lehine girdiler yapılması yoluna da gidilebilecektir. Sinema, TV veya belgesel filmlerin yapım maliyeti yüksektir. Bu maliyetin karşılanmasına ihtiyaç vardır. Halkla iletişimin sağlanacağı sürekli mekanların oluşturulması düşünülecektir. Örneğin; belirlenecek garnizonlarda Silahlı Kuvvetler müzeleri tesis edilebilecektir. Bu müzeler herkesin serbestçe girebileceği, mümkünse şehrin merkezi yerinde olacak ve TSK’nın tarihini yansıtan ve diğer ordulardan farkını ortaya koyan obje ve dokümanlarla donatılacaktır.”

 

5 • DTP’NİN TERÖRİST OLARAK GÖRÜLDÜĞÜ VURGULANACAK: Eylem Planı’nda DTP’nin kendi ifadeleri ve davranışları nedeni ile TSK tarafından terörist olarak görüldüğünün ve muhatap kabul edilmediğinin kamuoyuna ilan edileceğini kayda geçiriyor.

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

“BÖLGE RAHATSIZ EDİLECEK” • Eylem Planı’nında Kürt sorunu ve DTP ile ilgili de öneri ve uygulamalar da yer alıyor. Plan’da “Terörist” olarak nitelendirilen DTP ile ilişkiler ve Güneydoğu’da PKK’ya desteği azaltmak için çarpıcı stratejiler geliştirilmiş:
“Irak’ın kuzeyindeki desteği kesmek için bölge halkını terörle mücadele bağlamında ‘rahatsız’ edecek ve teröre yardım ettikleri sürece bu rahatsızlıkların devam edeceği mesajını verecek faaliyetler icra edilecektir.

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Teröre sağlanan desteğin bedelsiz kalmayacağı, sıklıkla yapılacak aramalar, operasyonlar v.b  faaliyetler ile bölge halkına hissettirilecek.

 

Irak Kuzeyi bölgesinde Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaşayan Irak halkına ise ağır silah ateşleri icra edilerek aynı mesaj verilecektir. Bu şekilde PKK’ya desteklerinin sürmesi halinde bu rahatsızlıkların artarak devam edeceği duygusu hakim kılınacaktır. İşlem Makamı Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Koordine makamı Genelkurmay Harekat Başkanlığı’dır.”

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


DTP’NİN FAALİYETLERİNE YÖNELİK ÖNLEMLER
“DTP’nin muhtelif yer, zaman ve vesilelerle kamuoyuna hiç çekinmeden yansıttığı söylem ve davranışları nedeni ile TSK tarafından terörist olarak görüldüğü ve herhangi bir şekilde muhatap alınmayacağı üst düzey bir basın toplantısında açıkça ilan edilecektir.
DTP’nin Kandil ve AB arasında sıkışmasına yol açacak şekilde terör yanlısı tutumları gözler önüne serilecektir. Genelkurmay Başkanı’nın sadece PKK konusunda yapacağı bir basın toplantısında gerekçeleri detaylı olarak izah edilmeyi müteakip DTP’nin TSK tarafından terörist olarak görüldüğünün ilan edilmesi; PKK terörünü irdeleyen bir bilimsel faaliyette (seminer, sempozyum vb.) Genelkurmay Başkanı veya Kara Kuvvetleri Komutanı’nın yapacağı konuşma içinde kamuoyuna söz konusu tavrın ilan edilmesi...

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 

6 KÜRT BÖLGESİ SİLAHLA RAHATSIZ EDİLECEK: Çizelgede, “teröre sağlanan desteğin bedelsiz kalmayacağını bölge halkına hissettirmek için sıklıkla arama, operasyon düzenleneceği, Irak’ın Türkiye sınırında yaşayan sivillerin ağır silahlarla vurulacağı yazıyor.
Eylem Planı’ndaki bazı öneriler ise insanın kanını donduracak cinsten. “Irak’ın kuzeyinde PKK’ya verilen desteğin bir sonucu olarak söz konusu bölge halkını terörle mücadele bağlamında ‘rahatsız’ edecek faaliyetler yapmak” başlığı altında “PKK’ya desteğin bedelsiz kalmadığını halka göstermek” için “bölgede aramaların ve operasyonların sıklaştırılması,” Irak’ın kuzeyinde yaşayan halka karşı ise “Ağır silah ateşleri icra edilmesi” tavsiye ediliyor.


Plan’da yer alan diğer çarpıcı başlıklardan bazıları da şöyle:


“TSK’yı hedef alan gruplar içinde bazı kişileri desteklemek, siyasi ve etnik gruplarda ayrışmayı destekleyip, birliği bozmak;
TSK karşıtı fikir ve eylemleri ile bilinen sanatçı ve yazarların yıpratılması;
Uygun besteci ve sanatçılara TSK’nın savunduğu görüşler doğrultusunda açık ya da örtülü eser yaptırmak;
Genelkurmay Başkanlığı’nın Eylül 2007  ve HRK:17:00-07... sayılı yazısı EK-A ve Lahika-1 ismiyle faaliyete koyduğu Eylem Planı Excel formatında hazırlanmış. Eylem Planı’nın hangi şahış ve birim tarafından  yazıldığının anlaşılmaması, kamuoyuna yansımaması için de her kişi ve birime belli sayıda kullanılan x işaretinden oluşan kod adlar verilmiş. Taraf’ın elinde bulunan, ve Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıktığı resmi olarak belgelenen 11 sayfadan oluşan Lahika-1 adlı Eylem Planı’ndan satır başları:

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

‘DİN LÜZUMLU MÜESSESE’  Bilgi Destek Planı’nın hemen girişindeki “durum” başlığında AKP hükümeti irticai faaliyetlere zemin hazırlamak ve bizzat organize etmekle suçlanıyor:

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


İRTİCAİ FAALİYETLER BİZZAT İKTİDAR TARAFINDAN ORGANİZE EDİLİYOR  “İrticai faaliyetlerde, tarikat ve dini grupların yürüttüğü çalışmalara ilave olarak, bu faaliyetlere zemin hazırlayan bir çok gelişmenin bizzat iktidar tarafından organize edildiği, bu kapsamda yasal ve idari alt yapının hazırlandığı, uygulamanın ise hem merkezi yönetim, hem de yerel yönetimler tarafından kapsamlı bir şekilde yürütüldüğü, toplumda İslami hayat tarzının yaygınlaştırılması ile ilgili olarak, basın yayın organları vasıtasıyla tarikat ve dini grupların kamuoyuna sivil toplum örgütü olarak kabul ettirilmeye çalışıldığı, bunun da ötesinde irticai grupların (terör örgütleri dahil) faaliyetlerini yasal ve legal zemine oturtma gayretlerine ağırlık verildiği görülmektedir. Toplumu örgütleme ve yönlendirmede okul, yurt, şirket, dernek, vakıf ve medya gibi demokrasinin tüm meşru vasıtalarını etkili olarak kullanmaya devam etmektedir. İrticai odakların, devlet kurumlarında kadrolaşma faaliyetlerinde önemli mesafeler aldıkları bilinmektedir.”

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
DİN LÜZUMLU MÜESSESE • “Bunun yanı sıra, toplumda İslami yaşam tarzını hakim kılma çalışmaları artan bir hızla gerçekleştirilmeye devam edilmektedir. TSK’nın din karşıtı olmadığı, Atatürk’ün ifadesi ile ‘Dinin lüzumlu bir müessese’ olduğuna olan inanç hedef kitlelere hissettirilecek, özellikle asker olarak yüce din duygularının Mehmetçiğin muharebe sahasındaki motivasyonu açısından önemli olduğu, TSK’nın çağdaşlaşmanın  hep öncülüğünü yapmış bir kurum olarak batı demokrasilerinde yer alan sivil-asker ilişkilerini ve laikliği benimsediği vurgulanacaktır.”


STRATEJİ • “TSK’nın millî değerlere gerçek anlamda sahip çıktığı mutlaka gösterilecektir. Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde takip edilecek en uygun strateji; TSK’ya yönelik yıpratma çabalarını etkisiz kılmak, ordunun gücünü, yapısını ve güvenilirliğini muhafaza etmek ve artırmak, demokratik yapı içinde halkla bütünleşmesini geliştirmek olacaktır.”

AKP ANAYASASI MİLLİ DEVLETE KARŞI • Plandan anlaşıldığına göre Genelkurmay Başkanlığı, Anayasa tartışmalarına da el atmış. “Bilimsel Etnik Toplantılar” adı altında bu tür tartışmaların yapılması gerektiği yazılan planda siyaseti de yakından ilgilendiren şu ifadeler dikkat çekiyor: “Bilimsel etkinlik toplantıları: Yeni Anayasa hazırlama çalışmalarında TSK’nın önceliklerinin çalışmalara yansıması, millî değerlerin Atatürkçü düşünce sisteminin ve Cumhuriyetin kazanımlarının korunması maksadıyla; çeşitli vesileler ile yargı birimleri, üniversiteler ve etkin STÖ’leri tarafından düzenlenen bilimsel toplantılara katılım sağlanarak TSK görüşlerinin kamuoyuna ve ülke yönetiminde etkin olan kişi ve kurumlara iletilmesi temin edilecektir.” Ak Parti’nin taslağı içinde “Anayasa paketinin milli devlete karşı olduğu konularıda işlenecektir” dendi.

LİSE ÖĞRENCİLERİ BİZDEN DERS ALSIN • Genelkurmay’ın planında Milli Güvenlik dersi gören öğrencilere yer verildi, ders ve kitapların içeriğinin yeniden gözden geçirilmesi istendi: “Millî güvenlik bilgisi derslerinin öğrencilere, TSK’nın tanıtımı ve millî değerlerin anlatıldığı bir fırsat olarak kullanılması: Kitabın içeriği ve konu kapsamları bilgi destek açısından yeniden gözden geçirilecektir. Ders, daha çok tatbiki, uygulamalı araç, gereç ve yardımcı malzemelere dayalı olacaktır. Derslerde işlenecek temalar ve işleniş tarzına önem verilecektir. İhtiyaç duyulan garnizonlara açılan 156 “uzman lider eğiticisi (Milli Güv.Bilgisi Öğretmenleri)” kadrosunun büyük bir kısmına atama yapılmıştır. Bu uygulama alınacak sonuçlara göre genişletilecektir. Uzman lider eğiticisi kadrolarına atanan subayların seçimi konusunda, söz konusu faaliyetin TSK’nin bekası için önemi dikkate alınarak hassasiyet gösterilmelidir. Bu personel, askeri personelden istenilen kişisel niteliklere sahip olmasının yanı sıra öğretmenliği seven, eğitim bilimleri ve pedogoji formasyonu almaya ve uygulamaya istekli, öğretmen ve öğrencilerin sevgisini ve saygısını kazanabilecek örnek şahsiyetlerden olmalıdır. Bu personel seçildikten sonra Eğitici ve Öğretmen Yetiştirme Okulunda (EYÖYÖK) kurs esnasında bu nitelikleri itibarıyla değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.”


CD VE DVD DAĞITILACAK • “Kitabın içeriğinin değiştirilmesi işlemi 2006 yılında tamamlanmıştır. Bu kapsamda yeniden muhtevasının değiştirilmesi karşı propagandalar üretilmesine zemin hazırlayabilir. Milli Güvenlik öğretmenlerinde “öğrencileri etkileme” ölçeği özel olarak aranacak ve bu ölçek takip edilecektir. Temalar Bilgi Des.D.Bşk.lığınca verilecektir. Bilgi Des.D.Bşk.lığınca, temaları işleyen seslendirme ve görüntüsüyle öğrencileri etkileyen ders filmleri hazırlanarak, CD, DVD olarak öğretmenlere dağıtılacaktır.”

ELDE ETTİĞİMİZ STÖ’LERİ KULLANALIM • “Uygun STÖ’ler ile iletişim ve işbirliği imkanlarının geliştirilmesi. Kurumun risk altına girmemesi için “güvenilir kişiler” üzerinden “dolaylı” ve “örtülü” olarak kullanılacaktır. Tam kontrollü STÖ’ler yerine “etki edilen ve harekete geçirilebilen” STÖ’ler kullanılacaktır. TSK ile kurumsal iletişim içindeki STÖ’ler bu tarz faaliyetlerde açık olarak kullanılmayacaktır. Tam kontrollü STÖ’lerden elde edilen verimin düşük olması nedeniyle bu tarz STÖ’ler kullanılmayacaktır. Faaliyetlerin maliyetlerinin karşılanmasına ihtiyaç vardır.


HEDEF KİTLELER • Başta Mehmetçik Vakfı, Şehit ve Gazi Dernekleri, THK ve Kızılay gibi kamu hizmeti gören STÖ’leri olmak üzere TSK’nın düşünce ve değerlerine önem veren kişi ve kuruluşlarla iletişim kurulması sağlanacak, bahse konu STÖ, uygun etkinliklerde ön plana çıkarılacak ve kamuoyuna yönelik mesajların hedef kitlelere verilmesi temin edilecektir.”

PLANDAN NOTLAR...   Planda, TSK’ya yönelik bakışın değiştirilmesi için varoşlara gidilmesi gerektiği ifade ediliyor.

• SOHBET TOPLANTILARI: “TSK içinde gayri memnun bir zümre yaratılmasına ve komuta katına olan güvenin sarsılmasına mani olunacaktır. General-Amiral ve Alay Komutanları seviyesinde düzenlenecek sohbet toplantılarında personelin duygu ve düşüncelerini paylaşabileceği bir ortam yaratılacak, zaman zaman eşli olarak yapılacak bu toplantılar sonucunda TSK içinde fikirde ve eylemde birlik ve beraberliğin sağlanması hedeflenecektir.”


• AYDINLATMA TİMLERİ: “Halen uygulanan Bilgilendirme Bilinçlendirme Faaliyetleri kapsamında görev alan mobil eğitim timlerinde, üst subay rütbesinde daha tecrübeli personelin, konusunda uzman sivil öğretim görevlilerinin ve emekli TSK personelinin  görev alması, gerekirse bu timlerin kadrolu hale getirilmesi, Bilgi Destek Daire Başkanlığınca eğitilerek TSK bünyesinde fikirde ve eylemde birlik ve beraberliğin sağlanmasına destek veren “Aydınlatma Timleri” haline getirilmesi esas alınacaktır.”


• SANAL ALEM: “Kamuoyunda gündeme gelen konularda TSK’nın görüşleri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, gündemin yönlendirilmesi ve hedef kitlelerin millî sorunlar hakkında bilgilendirilmesi maksadıyla internet ortamının daha etkin bir şekilde kullanılacaktır.”

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


• İLK HEDEF VAROŞLAR: “Toplumsal Gelişime Destek Faaliyetleri (TGDF)’nin seçilen hedef kitlelere yönelik planlama ve icrasına öncelik verilecek,

büyük şehirlerde, özellikle varoşlarda, TGDF’nin uygulanabileceği pilot bölgeler tespit edilecek, bu bölgelerde yaşayan halkın TSK’ne bakışının

değiştirilmesi için TGDF bir fırsat olarak kullanılacaktır.”

 "http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


• BİLİM DE VAR: “Kamuoyunu etkilemek amaçlı bilimsel içerikli seminer/toplantı vb. faaliyetlere iştirak edilip, desteklenecek. Uygun strateji ve

araştırma merkezlerince gerçekleştirilecek seminer/toplantı vb. faaliyetler örtülü olarak desteklenecektir.

Etkinliklerin maliyetlerinin karşılanmasına

ihtiyaç vardır.”

"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

• GAZİLER: “Üst düzey komutanlarca şehit ve gazi ailelerine yapılan ziyaretler, kamuoyuna yansıtılacaktır.

Medyanın ilgisinin çekilmesi için gerekirse şehit ve gazi aile ziyaretleri mülki makamla birlikte yapılabilecektir.

Askeri personel eşleri yardımların

toplanması ve dağıtılması hususlarında organize edilecektir.

Dernek başkanlarının bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi ve yapacakları faaliyetlerin

maliyetleri işlem makamlarınca karşılanacaktır.”


"http://www.taraf.com.tr/images/taraf.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
urun=23; sid=8942; channel=9588; banner=192; kategori=0; w=468; h=60; wmid=3784; domain ="taraf.com.tr"; tip="Flash";adsrv=1;jsai="bed8ee63f0761e85";

 

 

 
 
 

Love Lies Bleeding / Aşk Kanaması [2008] MP4 / Caps /(İLK BİZDE)/ {VİZYON FİLMİ}

 

Love Lies Bleeding / Aşk Kanaması [2008] MP4 / Caps /(İLK BİZDE)/ {VİZYON FİLMİ}

 "http://rapidshare.com/files/85164850/www.filmp4.net_Love.Lies.Bleeding.part1.rar
http://rapidshare.com/files/85168940/www.filmp4.net_Love.Lies.Bleeding.part2.rar
http://rapidshare.com/files/85172621/www.filmp4.net_Love.Lies.Bleeding.part3.rar
http://rapidshare.com/files/85179895/www.filmp4.net_Love.Lies.Bleeding.part4.rar

RAR PASS: www.filmp4.net

Uyumlu Alt Yazı: http://www.subtitlez.com/subtitlez.aspx?id=9780

360 MB / GERÇEKTEN FİLM GÜZELE BENZİYOR ONUN İÇİN KALİTEYİDE ARTTIRDIM"

 

 
 
 

Rambo IV (2008) WP XviD - Download Rapidshare Movies, Games, Videos, Music, & Appz.

 

 Rambo IV (2008) WP XviD - Download Rapidshare Movies, Games, Videos, Music, & Appz.


 "Download from Rapidshare


http://rapidshare.com/files/89008829/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part1.rar
http://rapidshare.com/files/89008795/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part2.rar
http://rapidshare.com/files/89008796/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part3.rar
http://rapidshare.com/files/89008838/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part4.rar
http://rapidshare.com/files/89008753/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part5.rar
http://rapidshare.com/files/89008793/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part6.rar
http://rapidshare.com/files/89008862/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part7.rar
http://rapidshare.com/files/89008673/Rambo.IV.2008.WP.XviD-THS.part8.rar


PW : freshwap.net"

 

 
 
 

nano görüntüler

 

 nano görüntüler 

 

 

Etiket :nano görüntüler
aruz
05 Ocak 2008
18:45
Yorumlar :0
 
 
 
 
 
 

Ekonomik ve Sosyal Göstergeler: 1950-2001

Ekonomik ve Sosyal Göstergeler: 1950-2001
(DPT Web Sitesinden Alıntılanmıştır)

 

 1. Bölüm: Milli Gelir ve Üretim
1- Gayri Safi Milli Hasıla
2- Büyüme Hızları ve Deflatör
3- Büyüme Hızları (Plan Hedefleri ve Gerçekleşmeler)
4- Fert Başına GSMH ve GSYİH
5- GSMH (1968-2001) (Cari Üretici Fiyatlarıyla)
6- GSYİH'nın Dağılımı
7- GSMH (1968-2001) (1987 Üretici Fiyatlarıyla)
8- GSMH (1987 Yılı Fiyatlarıyla % Değişme)
9- GSMH (Zımni Deflatörler)
10- Harcamalar Yoluyla GSYİH (Cari Fiyatlarla, Milyon TL.)
11- Harcamalar Yoluyla GSYİH (Cari Fiyatlarla, GSYİH İçinde Paylar)
12- Harcamalar Yoluyla GSYİH (1987 Yılı Fiyatlarıyla, Milyon TL.)
13- Harcamalar Yoluyla GSYİH (1987 Yılı Fiy., Yüzde Değişme)
14- Harcamalar Yoluyla GSYİH (Zımni Deflatörler)
15- Gelir Yöntemi İle GSYİH (Cari Fiyatlarla, Milyon TL.)
16- Gelir Yöntemi İle GSYİH (Cari Fiyatlarla, Yüzde Dağılım)
17- Sanayii Üretim Endeksi (1997=100)
18- İmalat Sanayii Kapasite Kullanım Oranları ( Üçer Aylık,DİE)
19- Özel Sektör Kapasite Kullanım Oranları ( Üçer Aylık,İSO)

2. Bölüm: Yatırım ve Tasarruf
1- İmalat, Enerji ve Ulaştırma Sektörlerinde Katma Değerler ve Sabit Sermaye Yatırımları
2- Marjinal Sermaye Hasıla Katsayıları (Plan Dönemleri İtibariyle)
3- Yurt İçi Tasarruflar ve Sabit Sermaye Yatırımlarının GSMH İçindeki Payı
4- Sabit Sermaye Yatırımları (Cari Fiyatlarla)
5- Sektörler İtibariyle Sabit Sermaye Yatırımları -Toplam- (Cari Fiyatlarla,Yüzde Dağılım)
6- Sektörler İtibariyle Sabit Sermaye Yatırımları -Özel- (Cari Fiyatlarla, Yüzde Dağılım)
7- Sektörler İtibariyle Sabit Sermaye Yatırımları -Kamu- (Cari Fiyatlarla, Yüzde Dağılım)
8- Bütçe Türleri İtibariyle Kamu Kesimi Sabit Sermaye Yatırımları (Cari Fiyatlarla, Milyar TL)

3. Bölüm: Dış Ticaret ve Ödemeler Dengesi
1- Dış Ticaret Hacmi ile Dış Ticaret ve Cari İşlemler Dengelerinin GSMH’ya Oranları
2- Toplam İhracat
3- Ana Sektörlere Göre İhracat
4- Toplam İthalat
5- İthalatın Mal Gruplarına Göre Dağılımı
6- İhracatın İthalatı Karşılama Oranı
7- Turizm
8- Toplam Uluslararası Net Rezervler
9- Yabancı Sermaye
10- Ödemeler Dengesi (Milyon Dolar)
11- Dış Borçlar (Milyon Dolar)
12- Dış Borçlar
13- Dış Borç Göstergeleri
14- Döviz Kurları
15- Dış Ticaret Fiyat Endeksleri (1989=100)
16- Aylar İtibariyle Ham Petrol Varil Fiyatı (ABD Doları)

4. Bölüm: Para ve Banka

1- Başlıca Parasal Göstergeler-Özet (Milyar TL)
2- Başlıca Parasal Göstergeler-Özet (GSMH İçindeki Paylar)
3- Başlıca Parasal Göstergeler-Para Arzları (MilyarTL)
4- Başlıca Parasal Göstergeler-Krediler
5- Başlıca Parasal Göstergeler- Mevdaut (Milyar TL)
6- Başlıca Parasal Göstergeler- TCMB Analitik Bilanço Kalemleri
7- Toplam Mali Varlıklar
8- Toplam Mali Varlıklar (Toplam İçindeki Yüzde Paylar)
9- Aylık İç Borçlanma Faiz Oranları ve Vade Yapısı (Gün)
10- Faiz Oranları
11 Menkul Kıymet Borsalarından Çeşitli Göstergeler

5. Bölüm: Kamu Finansmanı
1 Kamu Kesimi Genel Dengesi (Milyar TL)
2 Kamu Kesimi Genel Dengesi (GSMH’ya Oranlar)
3 Kamu Kesimi Borçlanma Gereğinin Bütçe Türlerine Göre Dağılımı (Milyar TL.)
4 Kamu Kesimi Borçlanma Gereğinin Bütçe Türlerine Göre Dağılımı (GSMH’ya Oranlar)
5 Konsolide Bütçe Dengesi (Milyar TL.)
6 Konsolide Bütçe Gelir ve Harcamalarının GSMH’ya Oranı
7 Konsolide Bütçe Gelir ve Harcamalarının Yüzde Dağılımı
8 Konsolide Bütçeye İlişkin Bazı Göstergeler
9 Konsolide Bütçe Vergi Gelirleri Borç Ödemeleri İlişkisi
10 Toplam Vergi Yükü
11 İç Borç Stoku (Milyar TL.)
12 Mahalli İdareler Gelir ve Harcamaları (Milyar TL.)
13 Mahalli İdareler Gelir ve Harcamalarının GSMH’ya Oranı
14 İşletmeci KİT’lere İlişkin Bazı Bilgiler
15 İşletmeci KİT’ler Hakkında Özet Bilgiler
16 İşletmeci KİT Finansman Dengesi (Milyar TL.)
17 Özelleştirme Gelir ve Giderleri (Bin Dolar)
18 Fon Kaynak ve Harcamaları (Milyar TL.)
19 Fon Kaynak ve Harcamalarının GSMH’ya Oranı
20 Fon Kaynak ve Harcamaları (1987, Milyar TL)
21 Fon Kaynak ve Harcamaları (1988, Milyar TL)
22 Fon Kaynak ve Harcamaları (1989, Milyar TL)
23 Fon Kaynak ve Harcamaları (1990, Milyar TL)
24 Fon Kaynak ve Harcamaları (1991, Milyar TL)
25 Fon Kaynak ve Harcamaları (1992, Milyar TL)
26 Fon Kaynak ve Harcamaları (1993, Milyar TL)
27 Fon Kaynak ve Harcamaları (1994, Milyar TL)
28 Fon Kaynak ve Harcamaları (1995, Milyar TL)
29 Fon Kaynak ve Harcamaları (1996, Milyar TL)
30 Fon Kaynak ve Harcamaları (1997, Milyar TL)
31 Fon Kaynak ve Harcamaları (1998, Milyar TL)
32 Fon Kaynak ve Harcamaları (1999, Milyar TL)
33 Fon Kaynak ve Harcamaları (2000, Milyar TL)
34 Fon Kaynak ve Harcamaları (2001, Milyar TL)

6. Bölüm: Fiyatlar
1- Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Fiyat Endeksleri (1963=100)
2- İstanbul Ticaret Odası Fiyat Endeksleri (1963=100)
3- Toptan Eşya Fiyatları Endeksi
4- Kentsel Alanlar Tüketici Fiyatları Endeksi
5- Tarımsal Ürün Ortalama Alım Fiyatları (TL/KG)
6- Tarımsal Ürünlerin Ortalama Alım Fiyatları Değişimi

7. Bölüm: İktisadi Sektörlerdeki Gelişmeler
1- Başlıca Bitkisel Ürünlerde Üretim ve Verim
2- Sulanan Alan
3- Gübre Üretimi
4- Endüstriyel Odun Üretimi
5- Elektrik Enerjisi Üretimi
6- Elektriği Olan Köy Sayısı
7- Madencilik Sektörü Üretimi
8- Sıvı Çelik Üretimi
9- Demir Dışı Metaller Sanayii Üretimi
10- Rafinerilerde Üretilen Petrol Ürünleri
11- Temel ve Ara Kimyasallar Üretimi
12- Çimento Üretimi
13- Cam Üretimi
14- Gıda Sanayii Üretimi
15- İçki-Tütün Sanayii Üretimi
16- Dokuma ve Giyim Sanayii Üretimi
17- Deri ve Deri Mamulleri Sanayii Üretimi
18- Kağıt-Karton Üretimi
19- Karayolları Yol Ağı
20- Demiryolları ile İlgili Gelişmeler
21- Deniz Ticaret Filosu
22- Havayolu Taşımacılığı
23- Boru Hatları ile Ham Petrol ve Doğal Gaz Taşımacılığı
24- Otomotiv Sanayii Üretimi
25- Telekomunikasyon ve Posta Hizmetleri
26- Telekomunikasyon ve Posta Hizmetleri Endeksi
27- Renkli Televizyon Üretimi
28- Kırsal Telefon İrtibatı
29- Turizm

8. Bölüm: Sosyal Sektörlerdeki Gelişmeler
1- Nüfus
2- Kent ve Kır Nüfusu
3- Demografik Hızlar
4- Sosyal Sigorta Programlarının Kapsadığı Nüfus.
5- Maaş ve Ücretlerdeki Gelişmeler
6- Yurt İçi İşgücü Piyasasında Gelişmeler
7- Sağlık Göstergeleri
8- Sağlık Personeli
9- Bütçe İçerisinde Sağlık Hizmetleri
10- Sağlık Harcamaları
11- Eğitim ve Kültür
12- Okullaşma Oranları
13- Eğitim Kademeleri İtibariyle Öğrenci ve Öğretmen Sayısı
14- Bütçe İçerisinde Eğitim Hizmetleri
15- İnşaat ve Kullanım İzinlerine Göre Konut Üretimi
16- Köye Götürülen İçmesuyu Hizmetleri
17- Belediye Hizmetleri
18- Organize Sanayi Bölgeleri için Yapılan Harcamalar
19- Bitirilen Organize Sanayi Bölgesi Projeleri
20- Küçük Sanayi Siteleri İçin Yapılan Harcamalar

 
 
 
 
 

İlanla faiz indirimi

Ekonomi 

Mahfi Eğilmez İlanla faiz indirimi

Mahfi Eğilmez

18/10/2007 (1906 kişi okudu)

Salı sabahı gazeteleri açanlar sanayici ve ihracatçı derneklerinden işveren ve işçi sendikalarına kadar yayılan bir genişlikteki sivil toplum kuruluşları tarafından TCMB'ya faizi indirmesi için çağrıda bulunulan bir ilanla karşılaştılar. Aynı günün akşamı TCMB, enflasyonun orta vadeli hedefe yakın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğu gerekçesiyle faizi 0.50 puan indirdi.
Gazetelere ilan vererek TCMB'yi faiz indirimine davet edenlerin iki beklentisi var: (1) TCMB faizi indirirse tasarruftan tüketime yönelen pay yükselecek, sonuçta satışlar ve üretim artacak, böylece de yeniden hızlı büyümeye dönülecek. (2) Faiz indirimi tasarrufu düşürerek YTL'ye olan talebi azaltıp YTL'nin değer kaybetmesine yol açacak, böylece de ihracatın çekici, ithalatın caydırıcı hale gelmesi sağlanacak ve cari açık düşecek. Bu yaygın inançların ne kadar doğru olduğunu kimse bilmiyor. Çünkü henüz bu alanda Türkiye'de kanıtlanmış bir çalışma yok. Faiz indirimi, bazen beklenenin tam tersine sonuçlar vererek, ileride faizin daha da ineceği beklentisi yaratıp tasarrufları artırabildiği gibi ekonominin daha iyiye gittiğinin sinyali olarak algılanıp YTL'nin değerlenmesine de yol açabiliyor. Nitekim TCMB tarafından FED'in faiz indiriminden önce gerçekleştirilen önceki faiz indiriminden hemen sonra YTL'nin değer kazanımı hızlandı.
TCMB'nin faiz oranlarını enflasyon hedefine yaklaşılmasını temel gerekçe ve dayanak göstererek indirmesiyle çakışan bazı gelişmeler söz konusu. Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı eylül ayı bütçe verilerine göre bütçe yılın ilk dokuz ayında 12.2 milyar YTL açık verdi. Geçen yılın aynı döneminde açık 1.4 milyar YTL idi. Geçen yılın ilk dokuz ayı ile karşılaştırıldığında toplam harcamalar yüzde 19, faiz dışı harcamalar yüzde 21, faiz harcamaları yüzde 14 artarken, toplam gelirler yüzde 11, vergi gelirleri ise yüzde 9.5 artmış bulunuyor. Bu sonuçlarla faiz dışı denge geçen yıla göre yüzde 16 dolayında azalma göstermiş durumda. İlk dokuz aya ilişkin bütçe sonuçları hükümet yetkililerinin faiz dışı fazlayı azaltarak kaynak yaratacakları söylemenin yaşama geçirilmeye başladığının somut göstergesi niteliğinde. Seçimlerden önce CHP'nin kaynak yaratma aracı olarak açıkladığı faiz dışı fazlayı indirme yaklaşımını o zaman eleştirmiş ve "Faiz dışı fazlayı azaltarak değil, artırarak kaynak yaratılır" demiştik. Faiz dışı fazla toplam gelirlerden faiz dışı farcamalar düşülerek bulunuyor. Ki aradaki pozitif fark faiz harcamalarının ödenmesinde kullanılsın, hiç değilse borçlanma faiz giderleri için yapılmasın diye. Faiz dışı fazlanın düşmesi üç yolla olur: Ya gelirler düşer, ya faiz dışı harcamalar yükselir ya da faiz dışı harcamalar gelirlerdeki artıştan daha fazla artar. Türkiye üçüncü durumu yaşıyor. Hükümet yetkilileri bu yolla kaynak yaratacaklarını açıkladıklarına göre bu bilinçli bir sonuç. Yani bilerek ve isteyerek faiz dışı harcamaların gelirlerden hızlı artmasına yol açılıyor. Böyle bir gelişme yakın gelecekte bütçe açığpının büyümesi ve enflasyonun artması sonucunu verebilir. Bütçe açığının arttığı ve yetkililerin faiz dışı fazlayı düşüreceklerine ilişkin açıklamalar yaptığı bir ortamda, TCMB'nın faiz indirimini enflasyonun orta vadede hedef aralığında kalması beklentisine dayandırması gerçekçi görünmüyor.
Bence faiz indiriminin hangi sonuçları vereceğinden çok daha önemli bir şey var. Böyle ilanla faiz indirimi yapıldığında bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısından önce de benzeri baskılar ortaya çıkacak demektir. O zaman TCMB'nın piyasalara liderlik etmesi, para politikasını faiz politikası aracılığıyla yönetmesi imkanı kalmayacak demektir. Son görünüm budur. Yani TCMB'nın faiz konusunda piyasalara liderlik etmesi değil, piyasaların TCMB'na liderlik etmesi söz konusu olmaya başlamıştır. Piyasalara liderlik edemeyen bir Merkez Bankası'na piyasalar liderlik etmeye başlarsa para politikası uygulanamaz. Bu yalnızca TCMB için değil FED için de, dünyadaki öteki Merkez Bankaları için de geçerli bir endişe.
İsteklerini istedikleri yollarla, o arada ilanlar vererek, duyurmak bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının en doğal hakkı. Ama Merkez Bankalarının sorumlu olduğu alanda kulaklarını bu tür baskılara tıkaması şart. Aksi takdirde her faiz indiriminin ardında bu tür baskıların olduğu genel kabul görmeye başladığında Merkez Bankalarının ve dolayısıyla para politikasının kredibilitesi biter. Maliye politikasının kredibilite kaybettiği bir dönemde para politikası da aynı akıbete uğrarsa ekonomideki gidiş tersine dönebilir.

Etiket :ilanla faiz indirimi
aruz
01 Kasım 2007
20:15
Yorumlar :0
 
 
 
 

KUR REJİMİYLE DIŞ BORÇLANMA İLİŞKİSİ (Aralık 2001)

 KUR REJİMİYLE DIŞ BORÇLANMA İLİŞKİSİ (Aralık 2001)

 

KUR REJİMİYLE DIŞ BORÇLANMA İLİŞKİSİ (Aralık 2001)
Mahfi EĞİLMEZ

1. Kur Rejimleri

    Bir ülkenin yerli parasıyla yabancı paralar arasında kurulan aritmetik ilişkiye eşitlik anlamına gelmek üzere döviz kuru oranı ya da parite denir. Bu oran iki biçimde ölçülür: (a) Nominal döviz kuru, (b) Reel döviz kuru. Aynı marka ve aynı tip saat ABD'de 100 dolara satılırken Türkiye'de 150 milyon TL'ye satılıyorsa Dolar/TL kuru 1/1,500,000 demektir. Buna reel döviz kuru denir. Buna karşılık Türkiye, dolar karşısında TL'sını 1/1,000,000 olarak tanımlamış olabilir. O takdirde söz konusu saatin Türkiye'deki satış fiyatı 100 milyon TL demektir. Buna da nominal döviz kuru denir. Nominal döviz kuru reel döviz kurundan düşükse yerli paranın gerçek değerinin üzerinde bir dış değeri; tersi söz konusuysa yerli paranın gerçek değerinin altında bir dış değeri oluşmuş demektir.
Kur rejimleri incelenirken nominal değerler ele alınır.
Kur rejimlerini şöyle sınıflandırmak mümkün:
A. Sabit Kur Rejimi
· Tam sabit kur yöntemi
· Para kurulu
· Bir yabancı paraya sabitlenmiş kur yöntemi (peg)
· Yabancı paralardan oluşan bir kur sepetine sabitlenmiş kur yöntemi
· Yarı sabit kur yöntemi
· Nominal çıpa
· Band sistemi
· Paralel bandda dalgalanma
· Genişleyen bandda dalgalanma
· Daralan bandda dalgalanma
B. Esnek Kur Rejimi
· Müdahaleli esnek kur yöntemi (dirty float, managed float)
· Serbest dalgalanan kur yöntemi (full float)
Bu kur yöntemleri arasında uç yöntemler para kurulu ile serbest dalgalanan kur yöntemidir.

2. Dış Borçlanma
Dış borçlanma, fon fazlası bulunan ekonomilerden fon açığı bulunan ülkelere yönelik akımlardır. Kaynaklarına göre dış borçlanma şöylece sınıflandırılabilir:
A. Devletler arası dış borçlanmalar
B. Uluslararası kuruluşlardan (IMF, Dünya Bankası gibi) dış borçlanma
C. Piyasalardan tahvil ihracı karşılığı dış borçlanma
D. Yabancı bankalardan borçlanma
Dış borçlanma bu borçlanmayı yapan ülkeler açısından da iki başlıkta toplanabilir:
(a) Kendi parası cinsinden dış borçlanma yapanlar (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya gibi gelişmiş ülkeler)
(b) Yabancı paralar cinsinden dış borçlanma yapan ülkeler (Türkiye, Arjantin, Brezilya, Macaristan, Rusya gibi ülkeler)

    Kendi parası cinsinden dış borçlanma yapan ülkelerin bu borçlanmasını dış borçlanma olarak tanımlamak zordur. Çünkü ödeme zamanı (vade) geldiğinde ödeme yine kendi parası cinsinden yapılacaktır. Bu nedenle bu ülkelerin borç stokunun ne kadarının iç ne kadarının dış borç olduğu bilinemez. Esasen bunun bilinmesine gerek de yoktur. Çünkü iç veya dış borcunu kendi parası cinsinden ödeyecektir. Bu ülkelerde ekonomik sıkıntılar ortaya çıkıp da geri ödeme sorunları doğduğunda sorunun çözümü, konsolidasyon gibi yaklaşımları bir kenara bırakırsak, üç biçimde olabilir: (1) Yeni vergilerle finansman kaynağı yaratmak, (2) Para basarak finansman kaynağı bulmak, (3) Yeni borçlanma yaparak eski borcu ödemek. ABD Hazinesi'nin borç ödemekte, bir başka deyişle borç servisini yürütmekte sıkıntıya düştüğünü düşünelim. Bu durumda yukarıdaki ilk iki yöntemi kullanması mümkündür. Kendi halkından ek vergi alması halinde toplayacağı para dolar cinsinden olacağı ve borçları da dolar cinsinden olduğu için ödeme sıkıntısı aşılmış olacaktır. Aynı şey para basma açısından da geçerlidir. İlk yöntemde halkı ikna etmek, ikinci yöntemde FED'i (ABD Merkez Bankası) ikna etmek gereklidir. Her ikisi de kolay değildir ama teorik olarak mümkündür. En kolay görünen yöntem ise üçüncü yöntem yani yeni borçlanmayla eskileri ödemektir. Buradaki zorluk eski borcunu ödeyemeyen bir Hazine'nin yeni borçlanma konusunda borç verenleri ikna etmesidir.
Yabancı paralar cinsinden dış borçlanma yapan ülkelerin durumu farklıdır. Herhangi bir yılın dış borç servisinde sıkıntıya düşen böyle bir ülke yukarıda saydığımız üç yöntemle finansman yaratabilir. Türk Hazinesi'nin dış borçlarını ödemekte sıkıntıya düştüğünü varsayalım. Bu durumda yeni vergiler koyarak finansman sağlamaya yöneldiğini ve halkını ikna ederek finansmanı bulduğunu düşünelim. Sorun burada bitmemektedir. Hazine toplanan ek vergi gelirini Merkez Bankası'na yatıracak, Merkez Bankası gerekli dövizi bularak dış borç transferini yapacaktır. Sorun, ABD örneğinde olduğu gibi dış borcun karşılığı olan Türk Lirasını bulmakla bitmemekte ayrıca döviz bulmayı da gerektirmektedir. Yani bir yandan ek vergilerle finansman sağlanırken bir yandan da ihracatı, turizm gelirlerini v.b. artırarak döviz bulmayı da gerektirmektedir. Konu para basma olduğunda da farklı bir görünüm çıkmamaktadır. Burada da en kolayı dışarıdan yeni borç bulup ödemede kullanmaktır. Buna karşılık gelişme yolundaki bir ülkenin dış borç servisinde sıkıntıyla karşılaşması halinde yeni dış borçlanma yapması gelişmiş ülkelerden çok daha zordur. Böyle bir gelişmeyi Türkiye 2001 yılında yaşamıştır. Arjantin ise bu yazının yazıldığı tarihte halen yaşamaya devam etmektedir.
Özetle gelişmiş ülkeler açısından borç servisi sorununun çözümüyle gelişme yolundaki ülkeler açısından borç servisi sorununun çözümü farklı paralellerde gitmektedir.

3. Kur Rejimiyle Dış Borç Servisi İlişkisi

    Kendi parası cinsinden borçlarını yine kendi parası cinsinden ödeyecek olan ekonomiler için ideal kur rejimi serbest dalgalanan kur rejimidir. Döviz kuru ne olursa olsun borcunu kendi parası cinsinden ödeyecek olan ülkenin borcu artmamaktadır. ABD Hazinesi'nin 50 milyar dolar borç servisi olduğunu ve bunun 10 milyar dolarlık bölümünü karşılayamadığını düşünelim. Bu durumda 10 milyar dolarlık ek vergiyle bu borcu ödeyebilecek duruma gelebilir. Bu borcun içeride yerleşik kişilere ya da yabancılara olması durumu değiştirmez. Çünkü vergi dolarla toplandığı gibi ödeme de dolarla yapılacaktır. Bu arada doların yen karşısındaki değerinin dalgalanma nedeniyle yüzde 10 düşmesi ya da artması ABD açısından hiç bir şeyi değiştirmez. Yalnızca borç veren yabancıların kendi paraları açısından alacaklarında azalma olur. Yani borcu alan değil veren zararlı duruma düşer.
Türkiye gibi yabancı paralar cinsinden borçlanmış ülkeler için ideal durum müdahaleli esnek döviz kurudur. Türkiye'nin bir yıldaki dış borç servisinin 15 milyar dolar ve yılbaşında TL/Dolar paritesinin 1/700,000; yıl ortalamasının da 1/750,000 olduğunu varsayalım. Buna göre yıl sonu kuru 1/800,000 olacak demektir. Yani Türkiye 15 milyar dolarlık dış borcunun her bölümünü farklı bir kurdan ödeyecek demektir. Eğer bütün dış borcunu yılbaşında ödese 10.5 katrilyon TL; bütün dış borcunu yıl ortasında ödese 11.3 katrilyon TL; bütün dış borcunu yıl sonunda ödese 12 katrilyon TL dış borç ödeyecek demektir. Dış borç servisi yıla yayılı olduğuna göre söz konusu yılın dış borç servisinin yerli para cinsinden toplamı olasılıkla 11.3 katrilyon TL dolayında olacaktır. Şimdi kurun dalgalandığını ve tıpkı 2001 yılı Türkiyesinde olduğu gibi önemli oranda ve yukarı doğru dalgalandığını varsayalım. Yine varsayalım ki yılbaşında 700,000 TL olan dolar kuru yıllık ortalama olarak 1,250,000 TL ve yıl sonunda da 1,500,000 TL olsun. Bu durumda Türkiye'nin yapacağı dış borç servisinin yerli para cinsinden karşılığı (yıllık ortalama kurdan) 18.8 katrilyon TL olacak demektir. Yani önceki örnekte gösterilen müdahaleli esnek kura göre 7.5 katrilyon TL daha yüksek.
Türkiye 2000 yılının 22 Şubat gününden bu yana dalgalı müdahaleli kur yöntemi uyguluyor. Yani yukarıda çizdiğimiz kur rejimleri sınıflandırması çizelgesinin dışında bir yöntem. IMF'nin isteğiyle girdiği serbest dalgalanan döviz kuru yönteminin Hazine'nin dış borç servisine getireceği ağır maliyetlerin farkında olduğu için Merkez Bankası ihalelerle döviz alım satımı yaparak bir çeşit "müdahaleli serbest dalgalanan döviz kuru yöntemi" uyguluyor. Ya da başından beri benim taktığım adla "tanzim satışlı dalgalı kur yöntemi." Merkez Bankası'nın uyguladığı bu yöntem hem IMF'yi hem de Hazineyi tatmine yönelik bir yöntem. Ne var ki etkili değil. Merkez Bankası rezerv kaybetmekten korktuğunu belli ettiği zaman piyasa üstüne gelir. Nitakim öyle de oluyor. O nedenle bu uygulama serbest dalgalanan döviz kuru yöntemine göre nisbeten iyi ama müdahaleli esnek kur yöntemine göre kötü bir yöntem. Müdahaleli esnek kur yönteminin en önemli üstünlüğü Merkez Bankası'nın piyasada aktif bir rol üstlenerek dalgalanmaları törpülemesi ve kuru istikrarlı bir görünüme kavuşturması. Tanzim satışlarıyla bunu sağlamak mümkün değil. Bu, tıpkı briçte elindeki kozları göstermek gibi bir şey. Karşı taraf kozlarınızı görünce istediği gibi oynuyor.
Eğer Türkiye 2001 Şubat'ından bu yana müdahaleli esnek kur yöntemini hakkıyla uygulasaydı dış borç servisimizin karşılığı bu kadar yüksek bir TL tutatrı olmayacak ve yeni vergiler ve vergi oranı artışları getirmek zorunda kalınmayacaktı.

4. Sonuç

    IMF, eski birinci başkan yardımcısı, ünlü iktisatçı Stanley Fischer'in kendi parası cinsinden borçlanabilen gelişmiş ülke ekonomileri için doğru kendi parası cinsinden borçlanamayan gelişme yolundaki ülkeler için yanlış olan serbest dalgalanan kur yöntemini evrensel bir yöntem olarak kabul edip Türkiye ve benzeri ülkelere uygulatmakla hata etmiştir. Türkiye bu yöntemi bir miktar esneterek tanzim satışlarıyla yönlendirilmiş bir müdahaleli serbest dalgalanan kur yöntemine çevirmiş olsa bile hem rezerv kaybıyla karşılaşmış hem de yeni vergiler koyarak ekonomik küçülmeyi daha da artırmıştır. IMF, neden olduğu rezerv kaybını, 11 Eylül'ün yarattığı ortamdan da yararlanarak Türkiye'ye ödemeye karar vermiştir.
11 Eylül olup da ABD ve IMF, Türkiye'ye ek kaynak sağlanmasına önderlik etmeselerdi serbest dalgalanan kur yönteminin de tıpkı Arjantin'in uyguladığı sabit kur yöntemi (para kurulu) gibi çöktüğünü görecektik. Dolayısıyla 11 Eylül'ün sağladığı olanaklara bakıp da üstelik tam olarak uygulanmayıp içine müdahale katılan bir serbest dalgalanan kur yönteminin başarılı olduğu konusunda Türkiye asla bir kanıt oluşturmaz. Buradan giderek IMF'nin bunu başarılı bir yöntem gibi diğer gelişme yolundaki ülkelere uygulatması ve önermesi çok büyük bir hata olur.
Kapitalizm esneklikler sistemidir. Sosyalist sisteme olan üstünlüğü de buradan kaynaklanmıştır. Böyle bir sistemde hiç bir politika katı olarak uygulanamaz. Kapitalizmde ne zaman ve nerede katı uygulamalar olduysa orada çöküntüler ortaya çıkmıştır. Bunun en son örneği Arjantin'dir.

Konuyla İlgili Okuma Metinleri :

1. Stanley Fischer, Exchange Rate Regimes: Is the Bipolar View Correct? (Bu makalenin tam metnine www.imf.org. dan ulaşmak mümkün.)
2. Mahfi Eğilmez, Hazine, 3. Baskı, Creative Yayıncılık, İstanbul, 2001.
3. Mahfi Eğilmez, Kur Politikaları Tek Tek Çökerken, Radikal, 23.12.2001.
4. Mahfi Eğilmez, Saflığın Derecesi, Radikal, 20.12.2001; Dalgalı Kurda Son Durum, Radikal, 18.12.2001
5. Mahfi Eğilmez, Ercan Kumcu, Krizleri Nasıl Çıkardık? 2. Baskı, Creative Yayıncılık, İstanbul, 2001.
6. Mahfi Eğilmez, Ercan Kumcu, Ekonomi Politikası, Om Yayınları, İstanbul, 2002.

 

 

 
 
 

"BİRBİRİMİZİ AYRIM YAPMADAN KUCAKLAYALIM"


Haberler  
Resim
"BİRBİRİMİZİ AYRIM YAPMADAN KUCAKLAYALIM"

ResimANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ortak hedefler için kenetlenildiğinde gelen tüm tehditlerin bertaraf edildiğini, tüm engellerin aşıldığını belirterek, ''Bu milletin Çanakkale savunmasında gösterdiği kahramanlık, bunun en açık net örneklerinden bir tanesidir. Yine Kurtuluş Savaşımızda ortaya çıkan milli mücadele ruhunu hatırlayalım. Çanakkale ruhu, milli mücadele ruhu, bizi tek bir millet yapan değerleri en yüksek seviyede ortaya koymuştur'' dedi.
Başbakan Erdoğan, "Diyorum ki, gelin bu değerlere sımsıkı sarılalım. Birbirimizi hiçbir ayrım yapmaksızın kucaklayalım. Cumhuriyeti tarihimiz boyunca dayanışma ruhu, kardeşlik ruhu, birlik ve beraberlik ruhu önemli atılımları gerçekleştirmemizde daima itici bir güç olmuştur.
Ayrılıklar üzerinden, farklılıklar üzerinden, semboller üzerinden yapılan siyaset Türkiye'ye bir şey zaman hiçbir şey kazandırmamış aksine kaybettirmiştir'' diye konuştu.
Erdoğan'ın Kamu Araştırmaları Vakfınca Karayolları Konferans Salonu'nda düzenlenen ''Türkiye Anayasasını Arıyor'' panelinde yaptığı konuşmada öne çıkan ifadeler şöyle:
''Mevcut anayasamızın iç bütünlüğü bozulmuştur. Bizim hareket noktamız, bugüne kadar farklı kesimlerden gelen tüm eleştirileri dikkate alarak yine tüm kesimlerin içine sinecek bir metin ortaya koyabilmektir''
''Bu anayasa, her bir vatandaşımızın hassasiyetini, Cumhuriyetimizin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma nitelikleri ile milletimizin temel değerlerini korumayı esas alacaktır''
''İnanıyorum ki yeni anayasa, Türkiye'yi, Cumhuriyetimizi, çağdaşlık hedeflerine daha da yakınlaştıracak''
''Ne kadar büyük uzlaşma sağlanırsa o kadar başarılı olacağız.''

"HAVA SAHASI KAPATMA KARARI YOK"

ResimBir gazetecinin, ''Türk hava sahası Kuzey Irak'a yönelik uçuşlara kapatıldı mı?'' sorusuna, Başbakan Erdoğan, ''Ben sizden duyuyorum, böyle aldığımız bir karar yok'' yanıtını verdi.
Erdoğan, ''Başka uygulamaya geçen herhangi bir karar var mı?'' sorusuna karşılık, Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in dün bu konudaki kararları anlattığını söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Cemil Beyin anlattıkları bizim Bakanlar Kurulu'ndaki görüşmelerimizin basına yansımasıdır. Bunun dışında dünkü Bakanlar Kurulu toplantımızdan sonra herhangi bir gelişme yok'' dedi.
''Uygulamaya konulmuş bir karar var mı?'' sorusu üzerine, Erdoğan, ''Şu anda yok'' dedi. ''Takvim açıklanacak mı?'' sorusuna, Başbakan Erdoğan, ''Takvim açıklanacak'' yanıtını verdi.
Başbakan Erdoğan, ''Bu önlemler sadece Barzani'ye mi yönelik? Yoksa Irak yönetimine yönelik, ABD yönetimine yönelik önlemler de var mı?'' sorusu üzerine şunları söyledi:
''Bizim buradaki asli hedefimiz terör örgütüne yöneliktir. Tamimiyle PKK'nın oradaki kamplarına, konuşlandığı yerlere yöneliktir ama şunu da uluslararası hukukun bir gereği olarak ifade etmek durumundayım. Yani terör örgütüne yataklık eden, bu noktada destek verenler şüphesiz ki onlarla birlikte değerlendirilir. Onlara yönelik olarak da bazı yaptırım tedbirlerimiz olacaktır, yaptırımlarımız olacaktır.''
 "BAZI TEDBİRLER ÇOKTAN DEVREYE GİRDİ"

ResimANKARA - Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Irak'a yönelik alınacak ekonomik tedbirlerin hedefinin Irak halkı olmadığını, terör örgütü, teröristler ve onlara yardım eden, kaynak sağlayan unsurlar olduğunu kaydetti.
Babacan, düzenlediği basın toplantısında, Irak'a yönelik ekonomik tedbirlere ilişkin bir soru üzerine, bu konuyu dün Bakanlar Kurulunda ayrıntılı şekilde ele aldıklarını belirterek, "Burada ekonomik tedbirlerin ne amaçla, kimi hedefleyerek alındığı çok önemli. Biz ekonomik tedbirlerden bahsettiğimizde ne Türkiye'de yaşayanların ne de Irak halkının herhangi bir sıkıntıya, herhangi bir güçlüğe uğramasını arzu etmeyiz. Ekonomik tedbirlerden kastımız terör örgütünün ekonomik kaynaklarıdır ve terör örgütüne destek veren unsurların ekonomik kaynaklarıdır" dedi.
Çerçevesi iyi belirlenmiş, iyi hedeflenmiş ve terörü, terör örgütünü ve destekçilerini hedefleyen bir ekonomik tedbir listesi üzerinde çalışıldığını, bu tedbirlerin önceden ilan edilmeyeceğini kaydeden Babacan, "Bazı tedbirler zaten çoktan devreye girmiş durumda. Zamanı geldiğinde de gerekli adımlar atılacak. Bunu önceden ilan etmeden, gerektiği zaman gereken adımı atarak yapma kararını aldık" diye konuştu.
Babacan, hava sahasının Irak'ın kuzeyine yönelik uçuşlara kapatıldığı yönündeki haberlere ilişkin olarak da ekonomik tedbirlerin sahasının çok geniş olduğunu, bununla ilgili ne zaman hangi adımın atılacağını ilan etmeyeceklerini, gerektiği zaman gerekenlerin yapılacağını söyledi. Babacan, bugüne kadarki uygulamalarda özellikle Irak'la ilgili uçuşlarda teknik bazı gerekçelerle dönem dönem bazı kısıtlamalar olduğunu ve bundan sonra da olabileceğini kaydetti.

 "ÖZE YÖNELİK BİR GÖRÜŞME YAPACAĞIZ"

ResimWASHINGTON -
ABD Başkanı George Bush, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile 5 Kasım Pazartesi günü Beyaz Saray'da terör örgütü PKK'ya karşı mücadele konusunda iyi ve öze yönelik bir görüşme yapacaklarını söyledi.
Bush, gazetecilere açıklamasında, "Dağlardan gelen insanların Türk askerlerine zarar vermesinin önüne geçilmesi için birlikte ne yapabileceğimize ilişkin önemli konuda Başbakan Erdoğan'ın ziyaretini bekliyorum" dedi.
Bush, "Müttefikler arasında olmasının bekleneceği gibi, iyi ve öze yönelik bir görüşme yapacağız. Kendisiyle Oval Ofis'te görüşmeyi bekliyorum" diye konuştu.

RICE YARIN ANKARA'YA GELİYOR

ResimANKARA - ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice temaslarda bulunmak üzere yarın sabah saatlerinde Ankara'ya gelecek.
Rice'ın Ankara temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmesi ve Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ile bir araya gelmesi bekleniyor.
Konuk Bakan temaslarının ardından, Genişletilmiş Irak'a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısına katılmak üzere İstanbul'a geçecek.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, bugün düzenlediği basın toplantısında, Rice'ın Türkiye ziyaretine ilişkin olarak açıklamalarda bulunarak, Konuk Bakan'ın temaslarında, PKK terörüne karşı Türkiye, Irak ve ABD arasındaki üçlü mekanizmanın nasıl daha etkili hale getirilebileceği konusunda Amerikan hükümetinin fikirlerini paylaşacağını belirtmişti.
McCormack, daha önce yaptığı açıklamada ise ziyarete ilişkin olarak, "Rice, ABD-Türkiye ikili ilişkilerinin iyi ve güçlü olduğunu vurgulayacak" ifadesini kullanmıştı. McCormack ayrıca İstanbul'daki konferansın, sadece Irak hükümeti için değil, Irak'ın komşuları için de endişe kaynağı olan konuların konuşulacağı bir ortam olacağına işaret etmişti.

"SINIRDA İSTİKRARI GÖRÜŞECEKLER"
BAĞDAT
- Irak hükümeti, Başbakan Nuri el Maliki'nin İstanbul'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşmede, "PKK tehdidinin ve sınırda istikrarın sağlanmasının ele alınacağını" açıkladı.
Hükümet sözcüsü Ali el Dabbağ bugün yaptığı açıklamada, Maliki'nin Irak'a komşu ülkeler toplantısı için İstanbul'a yarın gideceğini belirterek, iki başbakanın toplantı sırasında ayrı bir görüşme yapacağını kaydetti.
 HAKKARİ'DE "KARDEŞLİĞE DAVET" MİTİNGİ

ResimHAKKARİ - Ahmet İZGİ - Yüksekova'ya bağlı Dağlıca bölgesinde 12 askerin şehit edilmesi ve düğün konvoyuna yapılan saldırıyı kınamak amacıyla Hakkari'de miting düzenlendi.
Hakkari Şehir Stadyumu'nda düzenlenen ''Teröre Lanet, Kardeşliğe Davet'' mitinginde, 12 şehit için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
''Kahrolsun Terör'', ''PKK Hakkari'den Elini Çek'' yazılı pankartların bulunduğu ve sloganların atıldığı mitingde konuşan Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği Hakkari İl Temsilcisi İbrahim Adıyaman, Dağlıca bölgesinde yapılan saldırıyla birlik ve beraberliğe darbe vurulmasının amaçlandığını söyledi.
Hakkari halkının bu durumun farkında olduğunu ifade eden Adıyaman, şunları kaydetti:
''Bizi birbirimize düşürmek isteyenler amaçlarına ulaşamayacaklardır. Biz bu topraklarda bin yıldan fazladır kardeşçe yaşıyoruz. Bin yıllık kardeşlik asla yıkılamaz. Hepimiz terörün karşısındayız. Türk, Kürt hepimiz teröre karşı durmalıyız. Geçmişte olduğu gibi bugün de beraber yaşadığımızı göstermeliyiz. Hakkarililer olarak teröre 312 şehit, 436 gazi verdik.''
Mitinge katılan çok sayıda vatandaş, ellerinde Türk bayrakları ile Hastane Caddesi'nden, Cumhuriyet Caddesi'ne kadar yürüdü.

 İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI MUTTEKİ ANKARA'YA GELDİ
İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki, 2-3 Kasımda İstanbul'da düzenlenecek "Genişletilmiş Irak'a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı" öncesinde, talebi üzerine istişarelerde bulunmak üzere Ankara'ya geldi.
   01.11.2007 - 19:05:00